guzyin @Sun 19 Nov 2017


Hezarfenin kulesindeydik İçeriden dışarıyı gördük Dışarıdan karşıyı gördük İnsanlar gördük O anda değil de fotoğraflarda yaşamayı tercih edenler İnmeden manzarayı hafızasına kazımaya çalışanlar Onu çektiğimi sandığı için kafasını çeviren amca ve keli Güzel günler Nadir günler İstanbulun güzel olduğu nadir dakikalar Kalabalıktan ölmeye ramak kala. Dipnot./ bu fotoğraf kulenin balkonundan, dışarı pencerelerin birinden, tam karşıki pencere hedef alınarak çekilmiştir.

guzyin @Sat 11 Nov 2017


Birkaç gün önce bahsettiğim kitap hakkında konuşmak istedim bugün. Fahrenheit 451. Ön bilgi olarak kitap, itfaiyecilerin yangınları söndürmek için değil, yangınları çıkarmak için çalıştıkları ve bu yangınları da kitapları yakarak çıkardıkları bir dönemde geçiyor. Kitabın ismi de buradan geliyor, 451°F (Fahrenheit) bir kitabın yanması için gereken sıcaklık. Hakkında uzun uzun yazmak isterdim ama kitap eleştirmeni değilim, o yüzden size kitaptan alıntılar yazayım, siz karar verin 💐 . 🍁 “Onları patlamalarına neden olmayacak bilgilerle doldur, öyle lanet olası ‘olaylarla’ tıka basa yap ki, kendilerini bilgileriyle gerçekten ‘zeki’ zannetsinler. “ 🌱 “Artık çiçeklerin, kara toprak ve bol yağmurla yetişmek yerine, çiçeklerin sırtından geçinmeye çalıştığı bir zamanda yaşıyoruz. “ 🕴🏻 “Bizim rahat bırakılmaya ihtiyacımız yok. Ara sıra bir şeylerden gerçekten rahatsız olmamız gerekiyor. “ 🍃 “Çoğumuz dünyayı dolaşıp herkesle tanışamayız, bütün şehirleri göremeyiz. Bunun için zamanımız, paramız ve bu kadar çok arkadaşımız yoktur. Vasat bir insan için onların yüzde doksan dokuzunu görmenin yolu kitaplardan geçer. “ 🔥 “Herkese daha çok spor, topluluk ruhu, eğlence düşüyor ve düşünmen gerekmiyor değil mi? Organizasyonlar, organizasyonlar ve üst-organizasyonlar, üst-üst oyunlar. Kitaplarda daha çok karikatür. Daha çok resim. Beyin çok daha az içer. Sabırsızlık. Karayollarında bir sürü kalabalık. Herhangi bir yere, hep bir yerlere, bir yerlere, bir yerlere gidiyor, aslında hiçbir yere gitmiyor. Benzin mültecileri. Şehirler motellere döndü, insanlar göçebe dalgalar gibi bir yerden diğerine... ” 📣 “Bugünlerde insanlar kendilerine bir şey olmayacağından çok emin görünüyorlar. Başkaları ölecek, ben yaşayacağım. Sonuç yok, sorumluluk yok. “

guzyin @Wed 08 Nov 2017


1. Alın size kulenin üstünden fotoğraf 2. Rektörlük binasına aşığım (o gördüğünüz pembe olan) 3. Karışık değil, detaylı fotoğrafları severim, uzun süre bakıp detayları incelemeyi 4. Hasta olmam fotoğraf paylaşmama engel değil 🕶 5. Şuanlık fotoğraflarımı günlük paylaşmıyorum, büyük çoğunluğu #tb 6. Bu kadar gereksiz bilgi için you’re welcome. İyi çarşambalar 😃

#tb

guzyin @Sun 05 Nov 2017


Heralde bidaha çıkmam. Ölüm gibi bişeydi ama sonu böyle bitiyor. Değiyor mu? Evet. Ama çıkarken aralıksız basamak çıktığınız için yaşlı bedenim ve daha yaşlı ruhum bunu kaldıramadı. Çıkınca vay güzelmiş diyorsunuz. Manzara ayrı efsane onu da ayrı paylaşıcam. O kadar çıkmış Güzin her yeri çekmeden döner mi? He bide dönmek derken aynı basamağı inmeniz gerekiyor. Oyüzden ilk ve son. Ve “yangın” kelimesi bana Fahrenheit 451’ı hatırlatıyor artık. Onun hakkında da konuşucam, çünkü konuşmalıyım. Hakkında konuşulmalı çünkü konu her ne kadar ‘bizden çok uzakta olan gelecekte’ geçse de Black Mirror’ın yaptığı gibi gelecek süsüyle şimdiyi anlatıyor. Çok da uzakta değil, oyüzden konuşmalıyız. Ben onun hakkında konuşana kadar siz de okuyun isterseniz. Kesinlikle okuyun, okutun. Hacer’in vizeleri bitsin ben ona zorla okutucam mesela. Neyse çenem düştü bu postla alakasız şeylere girmeden bu konuşmayı Fahrenheit 451 ile ilgili konuşacağımız posta devrediyorum. Herkese iyi pazarlar 🎈🙋🏻‍♀️

guzyin @Thu 12 Oct 2017


“Henry, bütün bunları bir kitapta okumuş olsaydım kesinlikle ağlardım. Ama şimdi gerçekten oldu ya, her şey o kadar olağanüstü geliyor ki gözyaşlarım akmıyor.” ./ Oscar Wilde- Dorian Gray’in Portresi

guzyin @Sun 08 Oct 2017


Beni mi çekiyosun bakışı. Niye uyandırdın bakışı. Ne güzel uyuyordum bakışı. Seni tırmaklarım bakışı. Yorgunum uykum var bakışı. Defol bakışı. Seni yerim♥️